13 Temmuz 2009 Pazartesi

Stardust

Talihsiz Şeyler Kişisi'nin saatler tam da gece yarısını göstermek üzereyken aklıma getirdiği hangi filmde hangi aşk sorusuna ilk cevabım Stardust'tır. Oysa ben birinin karşısındakinin gözünün içine baktığı, aşkının fark edilmesi için elinden geleni yaptığı, sabırla, fedakarca beklediği, hislerini göstermekten değil ama ayaklar altına almaktan çekindiği, diğerininse yalnızca gözünü başka bir yere dikip burnunun ucunu göremediği için onun farkına varmadığı aşk hikayelerini sevmem sanırdım, sonunda herkes doğru yere bakmayı başarsa bile. Ama işte hangi film hangi aşk denilince, Stardust bence. Tristan ölümlü ya, göçüp gidiyormuş bu dünyadan. Ve Yvaine tek başına sonsuza yolculuğunu durmadan sürdürüyormuş. Olsun, her aşk kadar acıklı. Hem zaten o bunu çoktan söylemişti: "What do stars do? They shine."
Tristan: You know you sort of - glitter sometimes. I've just noticed it. Is it... Is it normal? Yvaine: Let's see if you can work it out for yourself. What do stars do?
Tristan: Hmm... Attract trouble?
Tristan: All right, I'm sorry. Let me... Do I get another guess? Is it: Do they know exactly how to annoy a boy called Tristan Thorn?

1 yorum:

Talihsiz Şeyler Kişisi dedi ki...

Sevgili Marguerite, Stardust büyüsünün beni en derinden vuran sözleri şunlardır kanımca, herşeyi bir kenara bırakıp insanda aşık olma isteği uyandırır, gözlerde birkaç damla, yanaklarda küçük tebessümler bırakır, kişiyi bu dünyadan alıp aşkın büyülü dünyasına götürür. Tristan büyüyle Ditchwater Sal tarafından bir fareye dönüştürüldüğünde Yvaine tarafından sarf edilen sözler:

You know when I said I knew little about love? That wasn't true. I know a lot about love. I've seen it, centuries and centuries of it, and it was the only thing that made watching your world bearable. All those wars. Pain, lies, hate... It made me want to turn away and never look down again. But when I see the way that mankind loves... You could search to the furthest reaches of the universe and never find anything more beautiful. So yes, I know that love is unconditional. But I also know that it can be unpredictable, unexpected, uncontrollable, unbearable and strangely easy to mistake for loathing, and... What I'm trying to say, Tristan is... I think I love you. Is this love, Tristan? I never imagined I'd know it for myself. My heart... It feels like my chest can barely contain it. Like it's trying to escape because it doesn't belong to me any more. It belongs to you. And if you wanted it, I'd wish for nothing in exchange - no gifts. No goods. No demonstrations of devotion. Nothing but knowing you loved me too. Just your heart, in exchange for mine.

İzleyiciler